14 Kasım 2025 tarihinde Adana’nın Seyhan ilçesinde, projesi kapsamında Yerel Politika Diyaloğu – Hasat ve Pazarlama Süreci Toplantısı düzenlendi. 

Toplantı, Seyhan’da; yerel üreticiler, proje ekibi, savunuculuk ve izleme faaliyetlerinden sorumlu temsilci Berrin Ünlü, Seyhan Ziraat Odası ve kadrolu ziraat mühendislerinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Üreticiler: “Maliyet Artıyor, Fiyatlar Yerinde Sayıyor”

Toplantıda söz alan üreticiler, mazot, gübre, zirai ilaç ve tohum başta olmak üzere üretim girdilerinde yaşanan yüksek maliyet artışlarının, ürün satış fiyatlarına yansımadığını ifade etti. Bu durumun, pazarlama aşamasında çiftçiyi doğrudan zarara uğrattığı vurgulandı. Katılımcılar, Türkiye’deki işçilik maliyetlerinin birçok ülkeye kıyasla çok daha yüksek olmasının rekabet gücünü ciddi biçimde zayıflattığını dile getirdi.

Ürünler Satılamıyor, Dalında Kalıyor

Pazarlama zincirindeki yapısal sorunlar nedeniyle ürünlerin yeterli alıcıya ulaşamadığı; bu nedenle birçok üreticinin ürününü dalında bırakmak zorunda kaldığı belirtildi. Üreticiler, geçmişte alınan ancak sahada uygulanmayan tarım politikalarının bugün yaşanan pazarlama krizini derinleştirdiğini ifade ederek, alınan kararların fiilen uygulanmasını talep etti.

Gençler Tarımdan Uzaklaşıyor

Toplantıda, çiftçilerin yaş ortalamasının giderek arttığına dikkat çekilerek, gençlerin tarımı sürdürülebilir bir geçim kaynağı olarak görmediği ifade edildi. Pazarlama ve satış garantisi olmadan üretime devam etmenin mümkün olmadığı; bu durumun gençleri tarımdan uzaklaştırdığı vurgulandı.

Planlama ve Su Yönetimi Öne Çıktı

Katılımcılar, bölgesel ürün planlamasının yetersizliğine dikkat çekerek, kota ve ürün bazlı teşviklerin etkin biçimde uygulanmamasının arz fazlası ve fiyat düşüşlerine yol açtığını belirtti. Adana gibi su kaynakları açısından avantajlı bir bölgede dahi su kısıtlamalarının yaşanmasının ciddi bir sorun olduğu ifade edilirken, daha az su tüketen ürünlerin teşvik edilmesi gerektiği vurgulandı.

İthalat ve Hal Yasası Eleştirisi

Pamuk ve mısır gibi ürünlerin yurt dışından daha ucuza ithal edilmesinin, yerli üretimi sürdürülemez hâle getirdiği dile getirildi. Hal yasası nedeniyle üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkının 8–10 kata kadar çıktığı, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı belirtildi. Kayıtlı üreticilerin hale girmeden satış yapabilmesine imkân tanınması gerektiği ifade edildi.

“Önce Sorunlar Çözülmeli”

Toplantının sonunda, pazarlama sürecinde yaşanan sorunların tarımsal üretimin geleceğini doğrudan tehdit ettiği vurgulandı. Katılımcılar, yeni projeler geliştirilmeden önce mevcut yapısal problemlerin çözülmesi gerektiğini; aksi hâlde çiftçilerin üretimden tamamen çekilme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.