Yer:İzmir
Bu rapor, Avrupa Birliği tarafından desteklenen “Daha Yeşil Yarınlar için Hassas Tarım:a Greener Tomorrow:Hassas Tarım: Sürdürülebilir Tarım SavunuculuğuAdvocating for Sustainable AgricultureSürdürülebilir Tarım Savunuculuğu” projesi kapsamında, İzmir pilot ilinde yürütülen politika izleme ve saha uygulamalarına ilişkin bulguları sistematik biçimde derlemek amacıyla hazırlanmıştır. Proje; sürdürülebilir ve hassas tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasını, savunuculuk ve izleme kapasitesinin güçlendirilmesini ve pilot uygulamalar üzerinden sahaya dönük sürekli bir öğrenme–iyileştirme döngüsü kurulmasını hedeflemektedir.
Çalışmada karma yöntem yaklaşımı benimsenmiştir. Öncelikle resmî istatistikler, kurum raporları ve ilgili mevzuat üzerinden masa başı analiz yapılmış; ardından İzmir’de gerçekleştirilen politika izleme toplantısında çiftçi görüşleri tematik biçimde derlenmiştir. Proje kapsamında oluşturulan Tarım Çiftçi Konseyi yapısı üzerinden, her pilot ili temsil eden çiftçi temsilcilerinin izleme girdileri düzenli biçimde toplanarak sahadaki gözlemler sistematikleştirilmiştir. Son olarak saha ziyaretlerinde üreticilerle birlikte yürütülen değerlendirmelerde parsel bazlı uygulama hataları, verim kaybı riskleri ve iyileştirme ihtiyaçları yerinde incelenmiş; tespitler kişi/kurum temelli değil, süreç ve veri temelli şekilde tanımlanmıştır. Her bulgu için kısa ve orta vadede uygulanabilir eylem adımları oluşturulmuştur.
İZMİR İLİ TARIMSAL YAPI VE POTANSİYEL ANALİZİ
1.TARIMSAL YAPI
1.1. İL HAKKINDA GENEL BİLGİLER
İzmir, Türkiye’nin nüfus bakımından 3. büyük ili olup yaklaşık 4,4 milyon nüfusa sahiptir. Ege Bölgesi’nin batısında yer alan il; kuzeyde Madra Dağları, güneyde Kuşadası Körfezi, batıda Çeşme Yarımadası ve doğuda Manisa–Aydın illeri ile çevrilidir.
Tablo 1. İzmir İline Ait Genel Bilgiler
Kaynak: TÜİK 2024, * Tarım ve Orman Bakanlığı ÇKS Verileri 2025 üretim yılı
İlin tarımsal üretim altyapısı:
Akarsu havzaları: Gediz Havzası ve Küçük Menderes Havzası
Kıyı uzunluğu: ~629 km
Tarım alanı: ~350 bin ha (yaklaşık)
Sulanabilir alan oranı: %40+
İklim: Akdeniz iklimi
Ortalama sıcaklık: 17–18°C
Yağış: 650–700 mm/yıl
Bu koşullar bitkisel üretim, hayvancılık ve su ürünlerinde çok yönlü üretim imkânı sağlamaktadır.
2. TARIMSAL ÜRETİM PROFİLİ
2021–2024 döneminde İzmir’de meyvede verimlilik temelli büyüme, sebzede alan genişlemesiyle desteklenen artış, tarla bitkilerinde ise verim düşüşüyle karakterize bir zayıflama öne çıkmaktadır. Bu görünüm, özellikle tarla grubunda su yönetimi, iklim dayanıklılığı ve verim artırıcı uygulamaların (hassas tarım, doğru gübreleme, uygun toprak işleme, ürün deseni optimizasyonu) kritik önemde olduğunu göstermektedir.
İzmir Türkiye’de önemli üretici konumundadır:
Zeytin ve zeytinyağı
Üzüm (çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı)
Tütün
Pamuk
Sebze ve meyve (domates, biber, narenciye, incir)
Sera üretimi (özellikle Küçük Menderes havzası)
2.1 Üretim Deseni ve İl Uzmanlaşması
İzmir ili, incelenen ürün grupları itibarıyla bahçe bitkilerinde (meyve–sebze) belirgin bir üretim ağırlığı sergilemektedir. Türkiye üretimi içindeki pay oranları, ildeki tarımsal rekabet avantajının özellikle yüksek katma değer potansiyeli bulunan meyve ve sebze ürünlerinde yoğunlaştığını göstermektedir. Bu durum, İzmir’in iklim koşulları, pazara erişim olanakları ve tarımsal sanayi altyapısı ile uyumlu bir uzmanlaşmaya işaret etmektedir.
2.2 Tarla Bitkileri: Seçici Güçlü Alanlar, Genel Olarak Düşük Ulusal Pay
Seçilmiş tarla bitkileri kapsamında İzmir’in Türkiye üretimi içindeki payı, buğday (%0,85), dane mısır (%0,75) ve arpa (%1,15) gibi temel hububat ürünlerinde sınırlı düzeydedir. Buna karşılık, pamuk (kütlü) (%7,11) ve patates (%6,94) kalemlerinde payın belirgin şekilde yükseldiği görülmektedir. Bu bulgu, İzmir’in tarla bitkileri üretiminde genel bir hububat merkezi olmaktan ziyade, belirli ürünlerde yoğunlaşan (seçici) bir üretim yapısına sahip olduğunu ortaya koymaktadır.
2.3 Meyve Ürünleri: Yüksek Paylı Ürünlerde Güçlü Konum
Seçilmiş meyve ürünleri verileri, İzmir’in Türkiye üretimindeki payının özellikle incir (%22,07), satsuma mandalina (%20,67) ve yağlık zeytin (%17,92) kalemlerinde yüksek olduğunu göstermektedir. Ayrıca kiraz (%13,69) üretiminde de dikkat çekici bir pay söz konusudur. Bu göstergeler, İzmir’in hem iç piyasa hem de ihracata konu olabilen ürünlerde stratejik üretim kapasitesine sahip olduğunu; kalite, standardizasyon ve pazarlama kabiliyeti açısından güçlü bir tarımsal ekosistemi desteklediğini değerlendirmeye imkân vermektedir.
2.4 Sebze Ürünleri: Ulusal Ölçekte Yüksek Temsil ve Pazar Gücü
Seçilmiş sebze ürünlerinde İzmir’in Türkiye üretimi içindeki payı hıyar (turşuluk) (%29,25) ve ıspanak (%23,15) ürünlerinde çok yüksek düzeydedir. Salçalık domates (%14,12) ise sanayiye ham madde sağlayan ürünler içinde İzmir’in güçlü üretim kapasitesini yansıtmaktadır. Salçalık biber (%4,07) payı daha sınırlı olmakla birlikte, işleme sanayisi ve tedarik zinciri açısından destekleyici nitelikte değerlendirilmektedir. Bu yapı, İzmir’in sebze üretiminde hem üretim ölçeği hem de pazar entegrasyonu bakımından ülke genelinde yüksek temsil gücüne sahip olduğunu göstermektedir.
3.İzmir-2025 Temmuz Meteorolojik Durum Tarımsal Risk Değerlendirmesi
Dönem: Temmuz 2025
Bağlam: 2025 Su Yılı (1 Ekim 2024 – 31 Temmuz 2025)
3.1. Genel Durum
2025 yılı Temmuz ayında Türkiye genelinde ortalama 9,6 mm yağış gerçekleşmiştir. Bu değer, 1991–2020 normali (15,6 mm) ile kıyaslandığında normalin %39’u düzeyinde kalmış; 2024 Temmuz (32,7 mm) yağışına göre ise %71 daha düşük gerçekleşmiştir. Yağışlı gün sayısı Türkiye genelinde ortalama 2,8 gün olup, normal değerin (3,2 gün) altındadır.
3.2. İzmir Merkezli Bulgular
Ege Bölgesi genelinde (Uşak–Afyonkarahisar–Denizli çevreleri hariç) Temmuz yağışlarının, normaline göre %80’den fazla azaldığı belirtilmektedir. Bu tablo, İzmir’de meteorolojik kuraklık koşullarını güçlendirmiştir.
Yağışlı gün sayısının Manisa–İzmir çevrelerinde yer yer 1 güne kadar düştüğü ifade edilmiştir. Bu durum, toprak nemi kaybını artıran ve bitkilerde su stresini derinleştiren bir göstergedir.
Bölgesel değerlendirmeye göre Temmuz ayında hasat süreçleri tamamlanmış olmakla birlikte, Muğla–Manisa–İzmir illerinde yağış yetersizliği ve yüksek sıcaklıklara bağlı kuraklık riski raporlanmıştır.
3.3. 2025 Su Yılı Bağlamı
2025 su yılı kapsamında (1 Ekim 2024–31 Temmuz 2025) Türkiye genelinde ortalama 393,2 mm yağış kaydedilmiş; bu miktar su yılı normalinin (533,7 mm) %26, geçen yıl aynı dönem yağışının (549,3 mm) ise %28 altında gerçekleşmiştir. 10 aylık su yılı yağışlarının son 52 yılın en düşük seviyesine indiği belirtilmiştir. Bu birikimli yağış açığı, İzmir’de yaz döneminde sulama suyu ihtiyacı ve üretim baskısını artıran temel faktörlerden biridir.
3.4. Tarımsal Etkiler
Kuraklık riski: Düşük yağış–yüksek sıcaklık kombinasyonu, özellikle sulamaya bağımlı üretimlerde verim ve kalite kaybı riskini artırmaktadır.
Zirai don etkisi: Nisan ayında meydana gelen zirai don afeti nedeniyle meyve ve bağ alanlarında verim kaybı öngörüsü bulunmaktadır. İzmir’de meyve/bağ üretim deseni dikkate alındığında, bu risk üretim çıktıları açısından kritiktir.
Hastalık–zararlı baskısı: Meyve ve bağ alanlarında mücadele faaliyetlerinin sürdüğü belirtilmekte; kurak ve sıcak koşullar altında bitki stresinin artması, hastalık/zararlı yönetimi ihtiyacını yükseltmektedir.
Yangın riski: Temmuz ayında gerçekleşen yangınların tarım alanlarına zarar verdiği ifade edilmiştir. İzmir’de yaz döneminde bu başlık ikincil ancak yüksek etkili risk olarak ele alınmalıdır.
3.5. Sonuç
Mevcut göstergeler İzmir’de Temmuz 2025 döneminde; yağış yetersizliği, yüksek sıcaklık ve düşük yağışlı gün sayısı nedeniyle meteorolojik kuraklık koşullarının belirginleştiğini; 2025 su yılı boyunca biriken yağış açığının ise riskin dönemsel değil birikimli nitelikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca Nisan zirai donu kaynaklı olası verim kayıpları, özellikle meyve ve bağ üretiminde sezon performansını aşağı çekebilecek önemli bir etkendir.
İzmir’de tarımsal üretim ve su yönetimi, başta Gediz ve Küçük Menderes havzaları olmak üzere, havza ölçekli su bütçesi ve su tahsisi dinamikleri tarafından belirlenmektedir. Bu havzalar için hazırlanan Kuraklık Yönetim Planları, iklim projeksiyonlarına dayalı analizlerle iklim değişikliğinin havza sistemleri üzerindeki etkisini ortaya koymayı; mevcut ve öngörülen su arz–talep dengesini değerlendirmeyi ve kuraklıkla mücadeleye yönelik önleyici/uyumlaştırıcı tedbirleri tanımlamayı amaçlamaktadır. Sulama altyapısına ilişkin resmî çerçevede DSİ 2. Bölge verileri, ilin tarımsal arazi potansiyeli içinde sulamaya elverişli alanların bir bölümünün fiilen sulandığını, kalan kısmın ise yatırım, program veya proje aşamalarında bulunduğunu göstermekte. Bu durum iklim değişikliği koşullarında artan su baskısı karşısında sulama verimliliğinin yükseltilmesi ve su tahsis yönetiminin güçlendirilmesi gerekliliğini teyit etmektedir. Kentsel su arzı açısından ise İzmir’in baraj sistemine ilişkin güncel doluluk ve su hacmi göstergelerinin İZSU tarafından düzenli biçimde yayımlanması, kurak dönemlerde su arzındaki oynaklığın izlenmesi ve karar alma süreçlerinin kanıta dayalı biçimde desteklenmesi bakımından önemli bir veri zemini sunmaktadır. Bu çerçevede, ısınma ve buharlaşmadaki artışla birlikte yaz aylarında tarımsal su ihtiyacının yükselmesi ve sulama talebinin zirve yapması beklenmekte; bu eğilim, kurak dönemlerde sektörler arası su tahsisi üzerindeki baskıyı artırmaktadır. İzmir’in su yönetimi yalnızca yerel yağış rejimine indirgenemeyecek ölçüde, havza ölçeğinde kuraklık duyarlılığı ile birlikte havzalar arası su transferleri ve tahsis düzeneklerini de içeren bütüncül bir planlama yaklaşımını gerektirmektedir. Dolayısıyla, iklim değişikliğine uyum bakımından öncelikli gündem; sulama verimliliğinin artırılması, tahsis disiplininin pekiştirilmesi, yeraltı suyu yönetiminin güçlendirilmesi, iklim risklerine yönelik erken uyarı ve izleme kapasitesinin geliştirilmesi ve ürün deseni ile su ayak izi odaklı planlamanın yaygınlaştırılması olarak değerlendirilmektedir.
3.6. Önerilen Odak Alanları
Sulama planlaması ve su verimliliği: akıllı sulama, su kayıp-kaçak azaltımı, tarla bazlı izleme
İklim risk yönetimi: don/kuraklık erken uyarı, sigorta yaygınlaştırma, dayanıklı çeşit ve yetiştirme teknikleri
Üretim devamlılığı: bahçe bitkilerinde kalite–izlenebilirlik, hastalık/zararlı yönetim planı
Afet etkileri: yangın risk azaltımı ve tarım alanı korunumu
4. DESTEK VE KREDİLER
4.1. KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARININ DESTEKLENMESİ PROGRAMI (KKYDP) (2021-2025)
Uygulayıcı Kurum: TARIM VE ORMAN BAKANLIĞI / Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Mevzuat:
1- Cumhurbaşkanı Kararı; 18.4.2006 tarihli ve 5488 sayılı Tarım Kanununun 19 uncu maddesi ile 27.7.2020 tarihli ve 2800 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Tarıma Dayalı Ekonomik Yatırımlar ve Kırsal Ekonomik Altyapı Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Karar
2- Tebliğ; Kırsal Kalkınma Destekleri Kapsamında Tarıma Dayalı Yatırımların Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2024/43)
KKYDP uygulanmasının amacı; üretici gelirlerini artıran ve çeşitlendiren, yeni teknoloji içeren, tarıma dayalı küçük ve orta ölçekli sanayinin gelişmesini ve yaygınlaştırılmasını esas alan projeleri desteklemektir. Bu kapsamda hibeye esas proje tutarının %50’si hibe desteği olarak verilmektedir. Proje bütçesi KDV (katma değer vergisi) hariç hazırlanır.
Kadınlar, genç girişimciler, tarımsal amaçlı örgütler ve OTB’lerde yer alacak yatırımcılar öncelikli olmak üzere gerçek ve tüzel kişilerin tarıma dayalı ekonomik faaliyetlerine yönelik yatırımları için yapılacak hibe ödemelerine ilişkin hususları kapsar.
4.2 BAKANLIK TARIMSAL DESTEKLEMELERİ
4.2.1 BİTKİSEL ÜRETİM DESTEKLERİ (2025–2027)
A) Mevzuat ve dayanak
Cumhurbaşkanı Kararı (8859 sayılı): 2025–2027 döneminde bitkisel üretime yönelik destekler ile diğer bazı tarımsal desteklerin çerçevesi. (
Tebliğ (No: 2024/39): 31 Aralık 2024 tarihli ve 32769 sayılı Resmî Gazete (5. Mükerrer) yayımlanarak yürürlüğe girmiş; uygulama esaslarını düzenler.
B) Genel esaslar
Desteklerden yararlanmak için ilgili üretim yılında Bakanlık kayıt sistemlerine (örn. ÇKS vb.) kayıtlı olma şartı aranır.
Temel / Planlı Üretim / Üretimi Geliştirme desteklerinde tutar; “destek katsayı değeri × destek katsayısı” şeklinde hesaplanır.
2025 üretim yılı destek katsayı değeri: 244 TL/da (yıllar itibarıyla güncellenir).
4.2.2 TEMEL DESTEK
Temel destek ile mazot maliyetinin %50’si ve gübre maliyetinin %25’i karşılanacak şekilde kurgulanmıştır.
Tablo 10. Temel Destek Kategorileri (2025 – katsayı değeri 244 TL/da)
4.2.3 PLANLI ÜRETİM DESTEĞİ
Planlı üretim kapsamındaki ürünleri ilan edilen havzalarda üreten çiftçilere, temel desteğe ilave olarak ödenir; böylece planlı üretimde mazotun %100’ü, gübrenin %50’si karşılanmış olur. Planlı üretim kapsamındaki ürünler listesinde arpa, aspir, ayçiçeği (yağlık), buğday, kanola, kuru fasulye, mercimek, mısır (dane), nohut, pamuk (kütlü), patates, kuru soğan, soya ve yem bitkileri yer almaktadır.
Tablo 11. Planlı Üretim Desteği (2025)
Uygulama notları:
Kütlü pamuk için yurt içinde üretilip sertifikalandırılmış tohum faturası ve sertifika örneği gibi belgeler aranır; tebliğde ayrıca tarih aralıkları ve teknik koşullar düzenlenmiştir.
Süt havzası olarak belirlenen illerde yem bitkisi üretenlere, planlı üretim desteğinde ilave oran uygulanır.
4.2.3 YERALTI SU KISITI DESTEĞİ
Yeraltı su kısıtı ilan edilen havzalarda, belirlenen ürünlere Temel + Planlı desteklere ilave “Yeraltı Su Kısıtı Desteği” ödenir.
Tablo 12. Yeraltı Su Kısıtı Desteği (2025)
Üretimi Geliştirme Destekleri
Sertifikalı tohum kullanım desteği (2025)
Yerli ve milli sertifikalı tohum (ilave) – 2025
Ayçiçeği (yağlık), mısır (dane), pamuk (kütlü) için 0,60 katsayıyla; patates için 1,00 katsayıyla ilave ödeme uygulanır.
4.2.4 SERTİFİKALI/STANDART FİDAN KULLANIM DESTEĞİ (2025)
4.2.5 ORGANİK TARIM DESTEĞİ (2025)
İyi Tarım Uygulamaları (İTU) desteği (2025)
4.3 KATI ORGANİK / ORGANOMİNERAL GÜBRE DESTEĞİ (2025)
Katsayı: 0,21 → 51,24 TL/da
4.4 BİYOLOJİK VE BİYOTEKNİK MÜCADELE (2025)
Örtüaltı paket destek: 3.825 TL/da
Açıkta paket destek: 1.305 TL/da
4.5 PATATES SİĞİLİ DESTEĞİ (2025)
Karantina önlemi kapsamında alternatif ürün/nadas için 200 TL/da (tebliğ/karar çerçevesinde).
4.6 LİSANSLI DEPOLARDA MUHAFAZA EDİLEN ÜRÜNLER İÇİN KİRA DESTEĞİ
Buğday, arpa, çavdar, yulaf, mısır, çeltik/pirinç, mercimek, nohut, fasulye, ayçiçeği, soya, pamuk, fındık, kuru kayısı, Antep fıstığı, kuru üzüm, zeytin ve zeytinyağı için ÇKS’ye kayıtlı üretici/üretici örgütlerine kira desteği ödenir.
Kira ücretleri, Ticaret Bakanlığı tarife fiyatları esas alınarak; tebliğde depolama dönemi, üst süre (en fazla 6 ay), başvuru ve “ilk teslim eden” şartları ayrıca düzenlenmiştir.
Bakanlık duyurularında kira desteğinin tarife üzerinden %75 olarak ödeneceği belirtilmektedir.
4.7 ÇMVA (ÇİFTLİK MUHASEBE VERİ AĞI) KATILIM PRİMİ (2025)
ÇMVA katılım anlaşması imzalayıp bir muhasebe yılı boyunca verilerini paylaşan işletmelere ödeme yapılır.
2025 için tutar 1.500 TL olarak duyurulmuştur.
4.8 TARIMSAL YAYIM VE DANIŞMANLIK DESTEĞİ (TYDD) (2025)
Yetkilendirilmiş kişi/kuruluşlara, bir tarım danışmanı için (12 aylık hizmet şartıyla) destek ödenir; kuruluş başına en fazla 5 danışman için ödeme yapılır; ödemeler iki dilimde (Mayıs/Kasım) yapılır.
2025 için yıllık danışmanlık desteği tutarı 294.000 TL olarak duyurulmuştur.
İzmir’de bu desteklerin uygulanması; ürün–havza eşleşmesi (havza ürün deseni) ve üretim alanlarının ÇKS/TBS kayıtları üzerinden yürür. Bu nedenle, İzmir özelinde “planlı üretim” kapsamı değerlendirilirken ilgili ilçenin/havzanın Karar ekindeki liste ile eşleştirilmesi (Gediz–Küçük Menderes vb. havza sınırları) ve üretim beyanlarının buna göre kontrol edilmesi esastır.
5. PROJE BULGULARI VE SAHA GÖZLEMLERİ
“Sürdürülebilir Hasat” projesi, resmî adıyla “Daha Yeşil Yarınlar için Hassas Tarım:a Greener Tomorrow:Hassas Tarım: Sürdürülebilir Tarım SavunuculuğuAdvocating for Sustainable AgricultureSürdürülebilir Tarım Savunuculuğu” (Precision Farming for a Greener Tomorrow: Advocating for Sustainable Agriculture), AB Yeşil Mutabakat Sivil Toplum Eylemi çerçevesinde finanse edilen ve IPAIII/2023/451-911 proje numarasıyla yürütülen bir girişimdir. Projenin uygulama dönemi 26.12.2023–26.12.2026 olup faaliyetler Ankara, Adana, İzmir, Sakarya ve Şanlıurfa illerinde eş zamanlı olarak planlanmış ve uygulanmaktadır. Proje kapsamında, pilot illerde izleme ve geri bildirim mekanizmasını güçlendirmek amacıyla Tarım Çiftçi Konseyi oluşturulmuştur. Konsey yapısında her pilot ili temsilen birer çiftçi temsilcisi yer almakta; bu temsilciler, illerindeki uygulamaların takibi, saha gözlemlerinin derlenmesi ve politika izleme süreçlerine veri akışının sağlanması işlevlerini üstlenmektedir. Nitekim, hasat, pazarlama ve planlama ekseninde yürütülen çalışmalarda elde edilen bulgular; Konsey üyelerinin sahadan düzenli olarak aktardığı bilgiler ve izleme çıktılarıyla desteklenmiş, böylece değerlendirmeler yalnızca beyana değil süreç ve veri temelli bir izleme çerçevesine oturtulmuştur. Proje; sürdürülebilir ve hassas tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasını, savunuculuk ve izleme kapasitesinin güçlendirilmesini ve pilot uygulamalar üzerinden sahaya dönük bir öğrenme ve iyileştirme döngüsü kurulmasını hedeflemektedir. Ortaklık yapısında TARIMKON lider/temel paydaşlardan biri olarak yer almakta; Yeşil Kalkınma Derneği ile VERDE – Research Center for Innovation and Sustainable Development ise iş birliği ortakları arasında bulunmaktadır.
İzmir’de gerçekleştirilen Politika İzleme Toplantısı ile toplantı kapsamında paylaşılan izleme dokümanları ve sahadan derlenen bilgi seti ışığında, çiftçilerin görüşleri sistematik biçimde alınmış; devamında yürütülen saha ziyaretlerinde üreticilerle birlikte parsel bazlı uygulama hatalarının ve bunların verim kaybına dönüştüğü kritik noktaların görünür kılınması hedeflenmiştir. Saha gözlemleri; sulama programının iyileştirilmesi, gübreleme planının arazi/toprak koşullarına göre yeniden kurgulanması ve erken uyarı–gözlem rutinlerinin standardize edilmesi başlıkları üzerinden, doğrudan uygulama pratikleri ile ilişkilendirilerek ele alınmıştır. Tarım Savunuculuğu yaklaşımı doğrultusunda, tespitler kişi veya kurum odaklı değil, süreç ve veriye dayalı olarak tarif edilmiş; her bir bulgu için uygulanabilir bir iyileştirme adımı (kısa/orta vadeli) tanımlanmıştır.
Çiftçi görüşleri ve saha bulguları, aşağıdaki ana soru temalarında konsolide edilmiştir:
Sulama ve su verimliliği: Sulama zamanı/şiddeti kararları, su kayıpları, basınçlı sulamaya geçiş engelleri, kritik fenolojik dönemlerde su stresi yönetimi.
Toprak sağlığı ve gübreleme: Toprak analizi sıklığı, parsel heterojenliği, gübreleme zamanlaması, organik madde/iyileştirici uygulamalar.
Bitki sağlığı ve erken uyarı: Hastalık–zararlı izleme, meteorolojik stres göstergeleri, gözlem kayıtlarının standardı, eşik değerlerle müdahale.
Parsel bazlı uygulama hataları: Ekim/dikim yoğunluğu, sulama–gübreleme uyumsuzluğu, makine/ekipman kalibrasyonu, uygulama tekrarı ve kayıplar.
Veri toplama ve karar destek: Basit tarla kayıtları, sensör/uygulama kullanımı, veri paylaşımı ve eğitim ihtiyacı.
Maliyet, erişim ve kapasite: Girdi maliyetleri, finansmana erişim, ortak kullanım/kooperatifleşme ihtiyacı, teknik danışmanlığa erişim.

